Demokrasi İçin Laiklik, Ekmeğimizi Büyütmek İçin Demokrasi Şart

Gerçek anlamda demokrasinin var olabilmesi için bir ortama, iklime ihtiyaç vardır.



Öncelikle demokrasinin var olabilmesi için, o ülkede laiklik ilkesinin yürürlükte olması gerekir. Çünkü laikliğin olmadığı yerde demokrasinden de bahsedemeyiz. Laiklik, devlet, siyaset, hukuk ve eğitim işlerinin dinden arındırılması, dinin bu alanlara müdahale etmemesi, dine sınır çekilmesi ve bu koşulla dini inanç ve ibadet özgürlüğünün güvence altına alınmasıdır.


Değerli arkadaşlar,

Kavramların ve kuralların altüst olduğu bir dönemden geçiyoruz. Yerel yönetimler en genel anlamda demokrasinin beşiğidir. Demokrasi ise, halkın kendisini yönettiği, halkın egemen olduğu düzenin adıdır. Ancak, demokrasi sadece seçimden ve sandıktan ibaret bir sistemin adı değildir. Gerçek anlamda demokrasinin var olabilmesi için bir ortama, iklime ihtiyaç vardır.

Öncelikle demokrasinin var olabilmesi için, o ülkede laiklik ilkesinin yürürlükte olması gerekir. Çünkü laikliğin olmadığı yerde demokrasinden de bahsedemeyiz. Laiklik; devlet, siyaset, hukuk ve eğitim işlerinin dinden arındırılması, dinin bu alanlara müdahale etmemesi, dine sınır çekilmesi ve bu koşulla dini inanç ve ibadet özgürlüğünün güvence altına alınmasıdır.

Demokrasinin var olabilmesi için, tüm vatandaşların nitelikli temel bir eğitimden geçmesi, bir demokrasi ve vatandaşlık bilincine sahip olması gerekir. Yani atadan dededen miras gibi, takım tutar gibi bir partinin taraftarı veya karşıtı olmamalıdır. Toplumu oluşturan bireylerin kararlarını kişisel menfaatlerine bakarak değil, toplumsal menfaatleri düşünerek verebilmesi için vatandaşlık bilincine sahip olmaları gerekir. Demokrasinin var olabilmesi için, yasama, yürütme ve yargı arasında güçler ayrılığı ilkesinin uygulanması gerekir. Demokrasinin var olabilmesi için, düşünce, ifade, yayın ve örgütlenme özgürlüğünün olması, ekonomik ve sosyal adaletin sağlanması gerekir.

Değerli arkadaşlar,

Geçmişte ülkemizi, içinde bulunduğu coğrafyadan farklılaştıran, öne çıkaran değerler, Cumhuriyet devrimlerinin getirdiği kazanımlar ve ülkemizin demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olmasıydı. Bugün ise ülkemiz; anayasada karşılığı olan laik, demokratik, hukuk devleti olma ilkesinden hızla uzaklaşmaktadır. Her türlü demokratik ve sosyal hakkın kısıtlandığı, kadın haklarının, bilimin ve aklın yok sayıldığı, bölge ülkelerine benzetilmeye çalışılmaktadır.

İnsanca çalışma ve yaşama koşullarının olmadığı, emeğin örgütlü olmadığı, yoksulluğun, işsizliğin arttığı, hayat pahalılığının yurttaşın sadece cebine değil, sözüne, yüzüne de yansıdığı bir ülkede, evrensel anlamda demokrasiden de sendikaların siyasi iktidarı denetleme görevini yerine getirmesinden de bahsedemeyiz.

Üniversitelerin susturulduğu, bağımsız yargıdan uzaklaşıldığı, sivil toplumun, çalışanların anayasal, yasal demokratik haklarını arama talepleri, baskı ve tehditle engellendiği bir dönemde, ülkemizin en büyük işçi örgütü olan Türk-İş Başkanı’nın çalışanların sorunlarına ilişkin en masumane ifadesi, bile “ihanetle, halkı sokağa dökmekle” itham edilebiliyor.

Değerli arkadaşlar,

İşte bu nedenle; biz emekçiler ancak ve ancak hukuk kurallarının hâkim olduğu, demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işlediği koşullarda, haklarımızı savunabilir, yeni haklar elde edebiliriz. Bugün hukuk, adalet ve demokrasi mücadelesi, dünden daha da fazla hakça paylaşım mücadelesidir.

Gerçek bir demokrasi, olmazsa olmazımızdır. Biz emekçiler açısından burada anahtar kelime, yönetim şekli Cumhuriyet olan Laik, Demokratik Sosyal Hukuk devletidir.

Değerli arkadaşlar,

Bugün fona devredilerek yok edilmek istenen Kıdem tazminatı hakkımız 1936 tarihli 3008 sayılı İş Kanunu ile kabul edilmiştir. İş Kanunun zaten zayıf olan işçiyi koruma anlayışı, yapılan yasal düzenlemelerle işyerini, işvereni korumaya dönüştürülmüştür.

Zorunlu arabuluculuk uygulaması ve zorunlu Bireysel Emeklilik ve İşsizlik Sigortası Fonu’nun amaç dışı kullanımı benzeri uygulamalar işçiyi değil, sermayeyi koruyan anlayışın yansımalarıdır.

Değerli arkadaşlar,

Sadece biz emekçilerin hakları değil, demokratik bir yerel yönetimler de ancak ve ancak demokratik bir toplum içinde gelişebilir. Dünyada demokratik ülkelerde merkezi yönetimlerin faaliyet alanları ve yetkileri kısıtlanıp, sorumluluk yerel yönetimlere verilirken, ülkemizde yerel yönetimler, merkezi yönetimin taşra uzantısı olarak görülmektedir. Cumhurbaşkanlığı Başkanlık Sistemine benzer bir sistem, yerel yönetimlere hâkim kılınmak istenmektedir. Oysa dünyada yerel yönetimleri güçsüz olmasına karşılık demokrasinin gelişmiş olduğu tek bir ülke yoktur.

Mahalli İdareler Seçimlerine laikliğin aşındırıldığı, güçler ayrılığının ortadan kaldırıldığı, ifade ve düşünce özgürlüğünün yok edildiği bir dönemde giriyoruz. Bu açıdan baktığımızda Mahalli İdareler Seçimi bir kat daha önemli hale geliyor.

Yerel yönetimlerin ekonomik ve mali olarak kuşatıldığı bu günlerde, emeğin hakkını veren, eğitimli ve örgütlü bir toplumu savunan, hukuka saygılı, toplumcu, halkçı, kamu yararını gözeten, katılımcılığa ve paylaşıma açık, şeffaf, vatandaşların çıkarlarını ön planda tutan, yerel yönetim anlayışı temel alınmalıdır.

Yerel yönetimler, demokrasinin yeşerdiği, sosyal ve kültürel değerlerin üretildiği, bilimin geliştirildiği, tüm yaşamsal faaliyetlerin paylaşıldığı demokratik örgütlenmelerin en temel biçimleri olmalıdır.

Bugün gerçek bir demokrasi işçi hakları açısından nasıl ki vazgeçilmezse, yerel yönetimler açısından demokrasinin yeniden tabanda yeşertilmesi de vazgeçilmezdir.

Her düzeyde demokrasiyi yeniden inşa etmek; bizlere ulus olma bilincini veren, bireyi yurttaş konumuna yükselten laik, demokratik Cumhuriyet’e sahip çıkmakla, ilkeli, yetenekli ve cesur insanların bir araya gelmesiyle mümkün olacaktır.

 01.01.2019



92352557_249157979458666_615330837692416

Belediye İş Sendikası Niğde Şube Başkanlığı

Yusuf Karaca

KURUMSAL

ADRES

Ayhan Şahenk Bulvarı Sungur

Bey İş Merkezi Kat:76/77 Merkez

Email

Telefon

0532 218 3033

  • Facebook - Gri Çember
  • Heyecan - Gri Çember
  • YouTube - Gri Çember
  • Instagram - Gri Çember

Copyright © 2020 Yusuf Karaca. Design By Featdoor.